Korkuyorsun çocuk, duyacakların içine dokunursa diye
korkuyorsun. Yaşam çok da başaçıkabildiğin bir şey değil aslında, yüzüne bunun
çarpılmasından korkuyorsun. Bir büyükşehirde, bir plazada, yüksek bir mevkide gayet
kendinden emin bir yüz ifadesiyle duruyorsun. Duruyorsun da sanki hareket etsen kaygan
zeminde yere düşecek gibisin. Doğru ya yüksek mevkilerde zeminler hep çok
kaygan. Başarın muazzam çocuk, buna şüphe yok. Yok? Her sabah o güvenlikli
kapıdan giriyorsun, herkes sana selam veriyor, sen mütevazı bir yönetici edası
ile herkese gülümsüyorsun, kimi zaman bazı çalışanların omuzlarına dokunuyorsun
geçerken, yöneticilik seminerlerinin birinde duymuştun bu jesti. Çalışanlarla aranızda
güven bağı inşa etmenin küçük detaylarındandı bu hareketler. Ne demişti
semineri veren adam? “Gülümse, göz teması kur, onayla.” Hep uyguladın değil mi
bu ipuçlarını? Ne oldu peki? Neden mutlu değilsin? Çok uğraş verdin buraya
gelmek için, saklambaç oynamaya çıkmadın arkadaşlarınla, körebede ebeye dokunup
kaçmadın seni tutmasından duyduğun telaşla, ilk sevgiline bile yeterince vakit
ayıramadın, öyle ya her gün 500 soru çözmen gerekiyordu en az. Keza üniversitede
de farklı olmadı yaşantın. Ne oldu peki?
Neden mutlu değilsin? Olmak istediğin yer tam da burası değil miydi? Yoksa sen
bir yalanı mı yaşadın çocuk? Kim söyledi sana bu yalanı? Ne zaman inandın
yalanlara? Ve en çok bu yalanı sürdürmek zorunda kalmak mı acıtıyor canını? Yoksa
böyle bir zorunluluk olmadığını ama vazgeçecek kadar cesaretininse hiç
olmadığını bilmek mi? Çalışmaktan başka bir şey öğrendin mi hiç çocuk? Gülmeyi,
sevmeyi, kavga etmeyi, küfretmeyi? Başarmaktan başka şeyi öğrendin mi? Sen şimdi
başardın mı çocuk?18 Mart 2013 Pazartesi
Başardın mı çocuk?
Korkuyorsun çocuk, duyacakların içine dokunursa diye
korkuyorsun. Yaşam çok da başaçıkabildiğin bir şey değil aslında, yüzüne bunun
çarpılmasından korkuyorsun. Bir büyükşehirde, bir plazada, yüksek bir mevkide gayet
kendinden emin bir yüz ifadesiyle duruyorsun. Duruyorsun da sanki hareket etsen kaygan
zeminde yere düşecek gibisin. Doğru ya yüksek mevkilerde zeminler hep çok
kaygan. Başarın muazzam çocuk, buna şüphe yok. Yok? Her sabah o güvenlikli
kapıdan giriyorsun, herkes sana selam veriyor, sen mütevazı bir yönetici edası
ile herkese gülümsüyorsun, kimi zaman bazı çalışanların omuzlarına dokunuyorsun
geçerken, yöneticilik seminerlerinin birinde duymuştun bu jesti. Çalışanlarla aranızda
güven bağı inşa etmenin küçük detaylarındandı bu hareketler. Ne demişti
semineri veren adam? “Gülümse, göz teması kur, onayla.” Hep uyguladın değil mi
bu ipuçlarını? Ne oldu peki? Neden mutlu değilsin? Çok uğraş verdin buraya
gelmek için, saklambaç oynamaya çıkmadın arkadaşlarınla, körebede ebeye dokunup
kaçmadın seni tutmasından duyduğun telaşla, ilk sevgiline bile yeterince vakit
ayıramadın, öyle ya her gün 500 soru çözmen gerekiyordu en az. Keza üniversitede
de farklı olmadı yaşantın. Ne oldu peki?
Neden mutlu değilsin? Olmak istediğin yer tam da burası değil miydi? Yoksa sen
bir yalanı mı yaşadın çocuk? Kim söyledi sana bu yalanı? Ne zaman inandın
yalanlara? Ve en çok bu yalanı sürdürmek zorunda kalmak mı acıtıyor canını? Yoksa
böyle bir zorunluluk olmadığını ama vazgeçecek kadar cesaretininse hiç
olmadığını bilmek mi? Çalışmaktan başka bir şey öğrendin mi hiç çocuk? Gülmeyi,
sevmeyi, kavga etmeyi, küfretmeyi? Başarmaktan başka şeyi öğrendin mi? Sen şimdi
başardın mı çocuk?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)