
Bu aralar biraz fazla geliyor sanki hayat. Bir yerlerde pause düğmesi arıyor insan, azıcık beklemeye alabilsek her şeyi, biraz berraklaşacak gökyüzü.
Burada, yerle göğün arasında, sıkışmış hayatlar yaşıyoruz, ya da sıkıştırılmış mı demeli?
Verdiğimiz kararlar, yaptıklarımız, yapamadıklarımızla sınırlı hayatlar...
"Hayat, gecenin konusudur" demişti Gündüz Vassaf. Ne zaman aklıma gelse, daha da doğru buluyorum. Çünkü biz ancak gecenin karanlığında yalnız kalabiliyoruz. Gerçek bir yalınlığı yaşıyor zihnimiz, halbuki gün içinde ne çok şeyden sorumluyuz(!), yapmak gereken ne çok şey var.
Sıkıştırıyoruz, konserve hayatlar yaşıyoruz, okuyalım, iş bulalım, evlenelim, ev alalım, arabalanalım, lım, lım, lım...
Bilmecelerin cevabı değişiyor artık; küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk, hayatlarımız.
Ama ben geniş gökler altında geniş yaşamlar ve geniş zamanlar istemiştim, şimdi ne olacak?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder